3 tane "sohbet" etiketli yazı bulundu
"sohbet" tagli diger ogeler resimler
,
videolar
Çağımızda feminizm adı verilen hareket, tarihte
kadının kiliseye girmesini, İncil'e bile
dokunmasını yasaklamış olan zihniyete karşı bir
tepki hareketi olması sebebiyle çıkış noktası
bakımından haklı ise de, ahlaki ve sosyak
bakımdan çok olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Bu
sonuçları iki noktada toplamak mümkündür.
Bir kere, feminizm hareketine kapılan kadın,
genel olarak kayıtsız şartsız özgürlük
düşüncesiyle aile için vazgeçilmez olan birçok
kural ve değerleri hiçe saymakta; esasen sosyal
hayatın hiçbir alanında hiçbir insan için
geçerli olmayan "Kendi hayatımı canımın istediği
şekilde yaşamak hakkımdır!" şeklindeki anlayışı,
bütün değerlerin üstünde bir değer ve kanun
kabul etmektir. Bu anlayış, bütünüyle
ahlakideğerler ve kurallar ile kutsallık kazanan
aile yuvasının iğreti bir hal almasına, kadın ve
erkeğin, aile sorumluluklarını çekilmez bir yük
ve bir tür esirlik gibi algılamalarına yol
açmaktadır. Bu hayat anlayışının yagın olduğu
ülkelerde, eşine ve çocuklarına bağlılığı,
yuvanın mutluluğuna katkıda bulunmayı kendi
istek ve tutkularının üstünde tutankadın tipi
giderek özlemle aranır olmakta, nikahsız
birlikte yaşamaların yaygınlaşması gibi
Batılılar'ın bile korkutucu saydıkları olumsuz
gelişmelerin temelinde de aynı anlayış
yatmaktadır.
Sözde kadın özgürlüğünü savunan feminizmin
ortaya çıkardığı diğer bir olumsuz sonuç da
erkeklerle ilgilidir. Bu gelişmeler karşısında
erkekler genellikle üç değişik tavır
sergilemektedirler:
Olayı olduğu gibi kabul edip, evlenip boşanmayı
alışkanlık haline getirme
Eşlerini baskı zoruyla sadık kılma ve yuvada
btutmaya çalışma
Zaten eşlerini başlarından atmak isteyen, yuvayı
yıkmaya dünden hazır olan bir tutum
Aile yuvası bir defa kutsallığını yitirdi mi,
artık kişisel arzu ve çıkarlarını her şeyin
üstünde tutanlar bu yuvayı yıkmakta hiçbir
sakınca görmezler. Batı'da ve Batılılaşma
gayreti içinde olan ülkelerde femiznizm
hareketinin belki de en önemli olumsuz sonucu bu
olmuş, aile, eşlerin karşılıklı bağlılık ve
fedakarlığıyla yürütülen kutsal bir kurum
olmaktan çıkıp her iki tarafta da bencillik, tek
taraflı çıkar ve yarar egemen olmaya
başlamıştır. Bu gelişmelerden de sosyoekonomik
konumu daha zayıf duramda olan taraf zarar
görmekte, ne yazık ki çoğunluğu da kadınlar
oluşturmaktadır.
Kaynak:
İslam ve Toplum, TDV. İslami Araştırmalar
Merkezi
13 Nisan 2008
13:22 |
nilufer |
0 fav |
0 yorum
| etiket:
aklımdasın
,
akıl
,
din
,
hiç kıyarmı
,
islam
,
kır
,
kız
,
ordu
,
sexy sohbet
,
sohbet
,
talebe
,
tasavvuf
,
tevazu
,
çok şeker kız Ahmed Rufai Hazretleri, bir gün talebelerine:
- İçinizde kim bende bir ayıp görüyorsa
bildirsin, dedi.
Müritlerinden biri:
- Efendim, sizde büyük bir ayıp var, diye cevap
verdi.
Ayıbını talebesine soracak kadar kendini aşmış
bu mütavazi insan hiç kızmadı, talebesi böyle
söylüyor diye üzülmedi, belki sadece ayıbından
kurtulabilmek ümidiyle sordu:
- Söyle dedi, kardeşim, o ayıbım nedir?
Talebe gözleri dolu dolu:
- Bizim gibilerin size talebe olması, dedi.
Bu söz gönüllere çok tesir etmiş, sohbette
bulunan herkes ağlamaya başlamıştı. Ahmed Rufai
Hazretleri de ağlıyordu. Bir ara sadece;
- Ben sizin hizmetçinizim, ben hepinizden
aşağıyım diyebildi.
13 Nisan 2008
13:17 |
nilufer |
0 fav |
0 yorum
| etiket:
açık
,
chat
,
cinsel hayat
,
dindar
,
dinde cinsellik
,
erotik
,
evlilikte
,
evlilikte cinsel hayat
,
müslüman
,
porn
,
sohbet
,
çok sex
Cima, kadınla erkeğin cinsi temasta
bulunmasıdır. İslamiyet, müminleri evlenmeye
teşvik etmiştir. Evlilik sayesinde cisi arzular
tatmin edilir, iffet ve namuz korunur, neslin
devamı mümkün olur.
İslam'a göre cimâ'ın da bir takım adabı vardır.
Bunlar; birleşmeden önce euzü-besmele çekmek;
örtü altında olmak; kıbleye karşı olmamak;
aybaşı halinde yapmamak, dübürden sakınmak,
kadına yumuşak davranmak; o da ihtiyacını
giderinceye kadar terketmemek; ikinci defa
ilişkide bulunacaksa eteğini yıkamak; gecenin
başlangıcında ilişkide bulunacaksa uyumadan önce
yıkanmak, hiç değilse abdest alıp öyle uyumak;
sevgi ve ilgiyi artırıcı hareketlerde bulunmak.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Tarlanıza
nasıl dilerseniz öyle varın. Kendiniz için
önceden (uygun davranışlarla) hazırlık yapın.
Allah'tan korkun, biliniz ki siz O'na
kavuşacaksınız. müminleri müjdele!.(Bakara
Suresi :223)
İslam cinsi arzuların meşru yoldan giderilmesini
ister. Kadına dübürden yaklaşılma
yasaklanmıştır.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki: O,
bir rahatsızlıktır. Bu sebeple ay halinde olan
kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar
onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri vakit,
Allah'ın size emrettiği yerden onlara yaklaşın.
Şunu iyi bilin ki, Allah tevbe edenleri de
sever, temizlenenleri de sever."(Bakara Suresi
:222)"
Bu bildiğimiz tenasül yoludur. Arka yoldan
yaklaşmak doğru değildir.
Peygamber Efendimiz buyuruyor:
Hanımına arka yoldan yaklaşan kimse lanete
uğramıştır.
Erkeğe veya veya kadına arka yoldan yaklaşan
kimseye Allah, rahmet bakışıyla bakmaz" Eşler
arası dahi olsa anal ilişki livata olarak
adlandırılmış ve yasaklanmıştır. (2)
Son yüzyıllarda Batı dünyasında slogonlaşan
cinsi serbestli akımı, bir çok sapıklığın, doğal
olmayan ilişkileri iğrenç zevklerin yayılmasına,
önü alınmayan hastalıkların, ruhi bunalımların
baş göstermesine yol açmış, hatta bundan bütün
dünya ülkeleri zarar görmeye başlamıştır.
İnsanların cinsel ihtiyaç ve isteklerini
gayrimeşru yoldan karşılayan, sömüren yeni yeni
ticari faaliyet alanları ve sektörler ortaya
çıkmaktadır. Toplumumuzda evlilik içi
huzursuzluk ve tatminsizliklerde de bu dış yayın
ve telkinlerin önemli payı vardır. (2)
Cinsi münasebetten sonra gusletmek farzdır.
Not: Konu ile ilgili geniş açıklamaları Türk
Diyanet Vakfı İslami Araştırmalar Merkezi
tarafından basılan 2 ciltlik "İlmihal" isimli
eserden okuyabilirsiniz.
Kaynak:
1) Şamil İslam Ansiklopedisi, Cima, 2/10
2) İlmihal, TDV, İslami Araştırmalar Merkezi